İngilizce Günlük Konuşma Kalıpları

gizemm

New member
İngilizce Günlük Konuşma Kalıpları

İngilizce en çok kullanılan kalıpları paylaştım başka varsa ekleyebilirsiniz,

After you : senden sonra
Allow me : bana izin ver
A lovely day , isn’t it? : hoş bir gün öyle değil mi ?
Any thing else ? : başka bir şey var mı ?
Anyone else? : başka kimse var mı ?
Are you kidding? : şaka mı yapıyorsun ?
Are you sure? : emin misin?
As for me : bence
As soon as possible (A.S.A.P.) : mümkün olan en kısa sürede
Be careful: dikkatli ol!
Be calm: sakin ol!
Be patient: sabırlı ol!
Be quiet: sessiz ol!
Bless you: çok yaşa
By the way: bu arada …..
Can I help you?: yardım edebilir miyim?
Can you repeat it?: tekrar eder misin?
Cheer up: neşelen
Calm down: sakin ol
Come on: yapma,hadi ama
Congrulations: tebrikler!
Count me on,count me in: bende varım,beni de sayın
Do I have to ?: yapmak zorunda mıyım?
Do me a favor: bana bir iyilik yap.
Do you understand?: anladın mı?
Don’t be so childish: çocuk olma,çocuk gibi davranma
Don’t be ridiculous: komik olma
Don’t be so modest: alçak gönüllü olma
Don’t keep the truth from me : benden gerçekleri saklama
Don’t let me down: beni hayal kırıklığına uğratma
Don’t move!: kımıldama!
Don’t worry: endişelenme
Enjoy yourself: eğlenmene bak!
Excuse me sir: affedersiniz bayım
Feel beter: daha iyi hissetmek,daha iyi olmak
Follow me: beni takip et
Forget it:unut onu,unut gitsin
Forgive me:beni affet
For what?:ne için?
Give me a hand!:bana yardımcı ol
Good job:iyi iş
Gosh:vay canına!
Good luck:iyi şanslar
Guess what?:tahmin et ne oldu?
Hard luck : iyi şans
Have fun!:iyi eğlenceler/eğlen
He can’t take a joke: o,şakadan anlamaz
He doesn’t care about me: beni umursamıyor
Help yourself: kendine yardım et
Here’s a gift for you: bu senin için bir hediye
Here you are : işte buyurun
Hold on: bekle
Here we go: başlıyoruz
How are things going?: işler nasıl gidiyor?
How awful : ne kötü
How exciting : ne heyecan verici
How do I look?: nasıl görünüyorum
How is it going?: nasıl gidiyor?
How much is it cost: maliyeti nedir?
I agree:aynı fikirdeyim
I can’t help it: benim elimde olan bişey değil.
I decline : reddediyorum
I don’t mean it: onu demek istemedim
I don’t understand: anlamadım
I doubt it : ondan şüpheliyim
I have a suprise for you: senin için bir süprizim var
I have no idea: hiçbir fikrim yok
I have something to tell you: sana söyleyeceğim bir şey var.
I have the right to know: bilmeye hakkım var
I just made it: şimdi yaptım
I know all about it:bütün ayrıntılarıyla biliyorum
I know what I said: ne dediğimi biliyorum
I love you: sizi seviyorum
I’ll arange everything: her şeyi ayarlayacağım
I’ll back soon: çok yakın zamanda geri döneceğim
I’ll be more careful: daha dikkatli olacağım
I’ll be right there/back: hemen geri geliyorum
I’ll have to try that : bunu denemek zorundayım
I’ll see to it: o işi hallederim ben
I’m afraid that I have to go: korkarım gitmem gerekiyor
I’m afraid I can’t : üzgünüm yapamam
I’m busy:meşgulüm
I’m full:tokum
I’m his fan: onun hayranıyım
I’m home:evdeyim
I’m in a hurry:acelem var
I’m lost:kayboldum
I’m not sure that I can do it:yapabilir miyim emin değilim
I’m on a diet:dietteyim
I’m single:bekarım
I’m so sorry about this:bunun için çok üzgünüm
I’m sorry:özür dilerim,üzgünüm
I’m sure:eminim
I’m sure of it: ondan eminim
I’m very proud of you: seninle gurur duyuyorum
I need to do this: bunu yapmaya ihtiyacım var
I saw it with my own eyes: kendi gözlerimle gördüm
I see: anlıyorum
I quit: istifa ediyorum/bırakıyorum/vazgeçiyorum
I promise: söz veriyorum
I think so: sanırım öyle
I don’t think so : sanmam
İn that case: bu durumda
İs it true or false: doğru mu yanlış mı?
İs it yours?:bu senin mi?
It doesn’t make sense:bunun bir anlamı yok
It doesn’t matter:fark etmez
It really takes time:bu gerçekten zaman alır
It’s for the best:böylesi daha iyi
It is her field: en iyi o bilir, onun alanı
It’s none of your business :üstünüze vazife değil
It’s not a question of that:mesele o değil
It is a good a idea:iyi bir fikir
It is a long story:bu uzun bir hikaye
It’s just what I need:bu tam da ihtiyacım olan şey.
It is not a good idea:bu iyi bir fikir değil
It’s no use complaining: şikayet etmenin anlamı yok
It’s ok:her şey tamam
It’s on the tip of my tongue:dilimin ucunda
It’s up to you:bu sana bağlı
It’s thoughtful of you: çok düşüncelisin
It’s your turn:senin sıran
It seems all right:tamam gibi gözüküyor
Just a minute:sadece bir dakika izin ver
Just wonderful:harika!
Keep in touch:muhafaza et/irtibatı kesme/teması kesme
Keep it up!:aynen devam et!
Keep your promise:sözünü tut
Let me see:bir bakayım
Let’s go:hadi gidelim!
Let’s not waste our time:zamanımızı boşa harcamayalım.
Leave me alone : beni yalnız bırak
Make yourself at home: kendini evdeymiş gibi hisset
Me too:bende
Mind your own business: siz kendi işinize bakın!
More or less: aşağı yukarı
Move out of my way!: yolumden çekil
My car needs washing: arabamın yıkamaya ihtiyacı var
My God!:Aman Tanrım!
Neither you nor he is wrong: ne sen hatalısın ne de o
Never mind: boşver,zararı yok
None of your business!: seni ilgilendirmez
No one knows: kimse bilmez
No problem :sorun yok
No way: olamaz! Hiçbir şekilde
Not a sound was heard: sessizlik hakimdi,çıt yoktu
Not bad:kötü değil,fena değil
Not yet:henüz değil
Of course:tabi ki
Oh my godness: Aman Allahım!
Poor you : zavallı
Really : gerçektenmi
See you: görüşürüz
Shut up: kapa çeneni
Slow down!: yavaşla
Speak up:sesini yükselt
Sorry I can’t hear you : üzgünüm seni duyamıyorum
So do I: bencede
So it seems: öyle görünüyor
So much the better: daha iyi ya, tam isabet!
Sooner or later: er ya da geç
So so : şöyle böyle, eh işte
Stop making such a noise: gürültü yapmayı kes
Take care!: kendine iyi bak
Take it easy: rahatına bak,takma ,boşver
Tell the truth: doğruyu söyle
Thank you: teşekkürler
Thank you for advice : tavsiyen için teşekkür ederim.
Thank you for your effort: çabanız için teşekkür ederim
That’s always the case: her zaman öyledir
That’s all: hepsi bu
That’s all for now: şimdilik bu kadar
That’s awful offer : bu kötü bir teklif
That’s incredible : bu inanılmaz
That’s wonderful : bu harika
That’s very kind of you : çok kibarsınız
That’s the worst of it!:bu olabileceğin en kötüsü
The road divides here:yol burada ayrılıyor.
The whole world knows that:bütün dünya bunu bilir
Things are getting better:işler iyiye gidiyor
Time after time :zaman zaman
Time is running out:zaman tükeniyor.
This way: buradan/bu şekilde
Time is up: zaman doldu
Try again : tekrar dene
Unfortunately : ne yazıkki
Watch out!:dikkat et!
Well done : aferin
What about you?: peki ya sen ,bu konuda senin fikrin ne?
What a nice day(it is)!:ne güzel bir gün!
What a pity:ne yazık! Ne kötü
What does it mean?: bu ne anlama geliyor?
What do you think?:sen ne düşünüyorsun?
What happened?:ne oldu?
What happened to you?: sana ne oldu?
What’s new?: ne haber?
What’s the matter?:sorun ne?
What’s up?: naber?
What’s wrong with you?: neyin var?
What a shame ? : ne ayıp
What’s your trouble? : senin derdin ne?
Who’s calling? :kim arıyor/kim çağırıyor?
Who told you that? :bunu sana kim dedi?
Would you like some help?: yardım ister misin?
Why not?: neden olmasın?
What else: başka?
Wow, good news : iyi haber
Yes,I suppose so: Evet,galiba öyle
You are a chicken: sen bir ödleksin
You are just in time: tam zamanında geldin
You are really killing me: Beni gerçekten öldürüyorsun.
You are wellcome : önemli değil
You can get what you want: ne istersen alabilirsin.
You did right: doğru yaptın
You have got a point there: iyi bir noktaya değindin
You hear that?: Duydun mu?
You owe me one: Bana borçlusun
You ’re welcome: bir şey değil
You set me up!: Bana tezgah kurdun!
 
Üst